ELİFÇE
Köşe Yazarı
ELİFÇE
 

HIRAETH: Hiç Dönemeyeceğimiz Bir Yeri Özlemek

HIRAETH: Hiç Dönemeyeceğimiz Bir Yeri Özlemek Elifce ile Kahve Molası  | Bir Kelime, Bin Hikâye  Hiç bir yeri özlediniz mi? Ama öyle sıradan bir özlem değil… Gitseniz de eskisi gibi bulamayacağınız bir evi, artık aynı insanlarla oturamayacağınız bir sofrayı, çocukluğunuzun sesleriyle dolu bir sokağı… Hatta belki hiç yaşamadığınız ama nedense kendinizi ait hissettiğiniz bir zamanı… İşte bugün kahvemizin yanında, dünyanın başka bir köşesinden gelen ilginç bir kelime var: Hiraeth. Galce kökenli bu kelime; memlekete, geçmişe, kaybedilmiş bir yere ya da artık ulaşılamayan bir aidiyet duygusuna duyulan derin özlemi anlatır. Türkçede onu tek bir kelimeyle karşılamak kolay değildir. Çünkü içinde biraz hasret, biraz nostalji, biraz da geri gelmeyeceğini bildiğimiz şeylerin hüznü vardır. İnsan Bazen Bir Yeri Değil, Bir Zamanı Özler Düşünüyorum da… Çocukluğumuzun geçtiği eve yıllar sonra yeniden gidebiliriz. Aynı kapıyı çalabilir, aynı sokaktan yürüyebiliriz. Ama o evin içindeki sesleri geri getirebilir miyiz? Mutfaktan gelen kokuları, salondaki kahkahaları, akşam olduğunda herkesin aynı sofrada buluştuğu günleri… Belki ev hâlâ yerindedir. Belki sokak bile değişmemiştir. Ama biz değişmişizdir. İşte Hiraeth biraz da budur. Geri dönmek istediğiniz yerin aslında bir adres değil, bir zaman olduğunu fark etmek. Bazen eski bir şarkı çalar ve bir anda yıllar öncesine gidersiniz. Bazen bir koku, unuttuğunuzu sandığınız bir hatırayı getirir. Bazen de eski bir fotoğrafa bakarken içinizde tarif edemediğiniz bir sızı hissedersiniz. O an anlarız ki insan yalnızca insanları ve mekânları değil, kendi eski hâlini de özleyebiliyormuş. Peki, Geçmiş Gerçekten Daha mı Güzeldi? Belki de değildi. Belki o günlerde de dertlerimiz, kırgınlıklarımız, bitmesini istediğimiz zamanlar vardı. Ama hafızamız bazen geçmişin keskin köşelerini yumuşatır. Geriye bir yaz akşamının kokusu, bir dostun gülüşü, bir annenin sesi kalır. Ve biz bütün bir dönemi, o birkaç güzel anının sıcaklığıyla hatırlarız. Aslında özlediğimiz şey geçmişin kusursuzluğu değil, bir daha aynı şekilde yaşanamayacak olmasıdır. Çünkü bazı kapılar kapanmaz; sadece ardındaki hayat değişir. Bir Fincan Kahvenin Son Sözleri… Bugün Hiraeth kelimesini öğrendikten sonra kendime şu soruyu sordum: Ben en çok nereyi özlüyorum? Bir şehri mi, bir evi mi, bir insanı mı? Yoksa hiçbir sorumluluğumun olmadığı, zamanın daha yavaş aktığı, yarınların sonsuz göründüğü o eski günleri mi? Belki hepsinden biraz… Ama sonra düşündüm: Bugün yaşadığımız sıradan anlar da bir gün özlediğimiz geçmişe dönüşecek. Bugün içtiğimiz kahve, bugün duyduğumuz bir kahkaha, bugün yanımızda olan insanlar… Belki yıllar sonra hepsi bizim Hiraeth'imiz olacak. O yüzden geçmişi özlerken bugünü kaçırmayalım. Çünkü hayat, bir gün özleyeceğimiz anları tam da şu anda yaşatıyor bize. Ve belki de insanın en büyük özlemi, bir daha asla aynı kişi olarak dönemeyeceği zamanlaradır. Bir sonraki kahve molasında, dünyanın başka bir köşesinden gelen yeni bir kelimenin hikâyesinde buluşmak dileğiyle… Sevgiyle, Elifce 
Ekleme Tarihi: 23 Ekim 2026 -Cuma

HIRAETH: Hiç Dönemeyeceğimiz Bir Yeri Özlemek

HIRAETH: Hiç Dönemeyeceğimiz Bir Yeri Özlemek

Elifce ile Kahve Molası  | Bir Kelime, Bin Hikâye 

Hiç bir yeri özlediniz mi?

Ama öyle sıradan bir özlem değil…

Gitseniz de eskisi gibi bulamayacağınız bir evi, artık aynı insanlarla oturamayacağınız bir sofrayı, çocukluğunuzun sesleriyle dolu bir sokağı…

Hatta belki hiç yaşamadığınız ama nedense kendinizi ait hissettiğiniz bir zamanı…

İşte bugün kahvemizin yanında, dünyanın başka bir köşesinden gelen ilginç bir kelime var: Hiraeth.

Galce kökenli bu kelime; memlekete, geçmişe, kaybedilmiş bir yere ya da artık ulaşılamayan bir aidiyet duygusuna duyulan derin özlemi anlatır.

Türkçede onu tek bir kelimeyle karşılamak kolay değildir. Çünkü içinde biraz hasret, biraz nostalji, biraz da geri gelmeyeceğini bildiğimiz şeylerin hüznü vardır.

İnsan Bazen Bir Yeri Değil, Bir Zamanı Özler

Düşünüyorum da…

Çocukluğumuzun geçtiği eve yıllar sonra yeniden gidebiliriz. Aynı kapıyı çalabilir, aynı sokaktan yürüyebiliriz.

Ama o evin içindeki sesleri geri getirebilir miyiz?

Mutfaktan gelen kokuları, salondaki kahkahaları, akşam olduğunda herkesin aynı sofrada buluştuğu günleri…

Belki ev hâlâ yerindedir. Belki sokak bile değişmemiştir.

Ama biz değişmişizdir.

İşte Hiraeth biraz da budur.

Geri dönmek istediğiniz yerin aslında bir adres değil, bir zaman olduğunu fark etmek.

Bazen eski bir şarkı çalar ve bir anda yıllar öncesine gidersiniz. Bazen bir koku, unuttuğunuzu sandığınız bir hatırayı getirir. Bazen de eski bir fotoğrafa bakarken içinizde tarif edemediğiniz bir sızı hissedersiniz.

O an anlarız ki insan yalnızca insanları ve mekânları değil, kendi eski hâlini de özleyebiliyormuş.

Peki, Geçmiş Gerçekten Daha mı Güzeldi?

Belki de değildi.

Belki o günlerde de dertlerimiz, kırgınlıklarımız, bitmesini istediğimiz zamanlar vardı.

Ama hafızamız bazen geçmişin keskin köşelerini yumuşatır. Geriye bir yaz akşamının kokusu, bir dostun gülüşü, bir annenin sesi kalır.

Ve biz bütün bir dönemi, o birkaç güzel anının sıcaklığıyla hatırlarız.

Aslında özlediğimiz şey geçmişin kusursuzluğu değil, bir daha aynı şekilde yaşanamayacak olmasıdır.

Çünkü bazı kapılar kapanmaz; sadece ardındaki hayat değişir.

Bir Fincan Kahvenin Son Sözleri…

Bugün Hiraeth kelimesini öğrendikten sonra kendime şu soruyu sordum:

Ben en çok nereyi özlüyorum?

Bir şehri mi, bir evi mi, bir insanı mı?

Yoksa hiçbir sorumluluğumun olmadığı, zamanın daha yavaş aktığı, yarınların sonsuz göründüğü o eski günleri mi?

Belki hepsinden biraz…

Ama sonra düşündüm: Bugün yaşadığımız sıradan anlar da bir gün özlediğimiz geçmişe dönüşecek.

Bugün içtiğimiz kahve, bugün duyduğumuz bir kahkaha, bugün yanımızda olan insanlar…

Belki yıllar sonra hepsi bizim Hiraeth'imiz olacak.

O yüzden geçmişi özlerken bugünü kaçırmayalım.

Çünkü hayat, bir gün özleyeceğimiz anları tam da şu anda yaşatıyor bize.

Ve belki de insanın en büyük özlemi, bir daha asla aynı kişi olarak dönemeyeceği zamanlaradır.

Bir sonraki kahve molasında, dünyanın başka bir köşesinden gelen yeni bir kelimenin hikâyesinde buluşmak dileğiyle…

Sevgiyle,

Elifce 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve tekirdagmedyasesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.