Clinomania: Yataktan Çıkmak İstememe Hali
Kelime Avı serimizde yeni bir kelimenin peşindeyiz.
Bir önceki yazıda Petrichor ile tanışmıştık; yağmurdan sonra toprağın yaydığı o tanıdık koku.
Bugünün kelimesi ise çoğumuzun çok iyi bildiği ama adını pek duymadığı bir durumu anlatıyor.
Kelime: Clinomania.
Kelimeyi ilk duyduğumda biraz ciddi bir hastalık adı gibi geliyor, kabul ediyorum.
Ama anlamı oldukça tanıdık.
Clinomania, kişinin yataktan çıkmak istememesi, yatakta kalmaya aşırı düşkün olması anlamına geliyor.
Kelimenin kökenine baktığımızda da anlamı hemen ortaya çıkıyor.
“Clino” Yunanca yatak anlamına geliyor.
“Mania” ise aşırı eğilim, takıntı demek.
Yani kelime kabaca şöyle çevrilebilir:
“Yatağa aşırı düşkün olma hali.”
Şimdi dürüst olalım.
Sabah alarm çaldığında ilk düşünceniz gerçekten “Harika, güne başlıyorum!” mu oluyor?
Yoksa çoğu zaman şu küçük pazarlık mı başlıyor:
“Beş dakika daha…”
“Bir alarm daha kurayım…”
“Bugün hava da biraz serin zaten…”
İşte o anlarda hepimiz biraz clinomania yaşıyor olabiliriz.
Tabii burada bahsedilen şey sadece hafta sonu tembelliği değil.
Bazı insanlar için yatak gerçekten dünyanın en güvenli yeri gibi hissedilebilir.
Dışarıda işler vardır, sorumluluklar vardır, yapılacaklar listesi uzundur.
Ama yatak… her zaman aynı şeydir.
Sessiz.
Rahat.
Ve oldukça davetkâr.
Belki de bu yüzden insanlık tarihinin en zor kararlarından biri her sabah tekrar edilir:
Alarm çaldığında yataktan kalkmak.
Ama iyi haber şu:
Bu his yalnızca size ait değil.
Görünüşe göre insan davranışlarını anlatan ilginç kelimelerin sayısı sandığımızdan çok daha fazla.
Ve clinomania da onlardan biri.
Kelime Avı devam ediyor.
Bir sonraki yazıda, geceyi gündüzden daha çok seven insanların durumuna verilen o ilginç kelimenin peşine düşeceğiz.