NOMOPHOBIA
Telefon olmadan hayatta kalabilir misiniz?
Kelime Avı serimizde bugün, modern çağın belki de en tanıdık korkularından biriyle karşılaşıyoruz.
Bugünün kelimesi: Nomophobia.
Telefonunuzu evde unuttuğunuzu fark ettiğiniz o anı düşünün…
Eliniz otomatik olarak cebinize gidiyor.
Bir kez daha kontrol ediyorsunuz.
Sonra çantaya bakıyorsunuz.
Ve o meşhur cümle geliyor:
“Eyvah, telefonum yok!”
İşte tam da burada Nomophobia devreye giriyor.
Kelime, İngilizce “no mobile phone phobia” ifadesinden türetilmiş. Kısaca, cep telefonundan uzak kalma ya da telefona erişememe durumunda hissedilen kaygı ve huzursuzluğu anlatıyor.
Üstelik bunun için telefonunuzu tamamen kaybetmeniz de gerekmiyor.
Şarjın %1’e düşmesi, internetin kesilmesi, telefonun çekmemesi ya da cihazın yanınızda olmadığını fark etmek bile bazı insanlarda ciddi bir huzursuzluk yaratabiliyor.
Çünkü artık telefonlarımız yalnızca telefon değil.
Saatimiz, haritamız, fotoğraf albümümüz, bankamız, haber kaynağımız, iş bağlantımız ve arkadaşlarımızla iletişim kurduğumuz yer…
Kısacası küçücük bir cihazın içine hayatımızın büyük bir bölümünü sığdırmış durumdayız.
Bir kafeye oturduğunuzu düşünün. Kahveniz geldi ve eliniz refleks olarak telefona uzandı.
Ama telefon yok.
Bir anda çevrenize bakmaya başlıyorsunuz. İnsanlar konuşuyor, kahvelerini içiyor, dışarıyı seyrediyor…
Ve siz birkaç dakika boyunca ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz.
Biraz komik, biraz ironik ama oldukça tanıdık değil mi?
Belki de asıl soru şu:
Telefonlarımız mı bizim hayatımızı kolaylaştırıyor, yoksa biz fark etmeden hayatımızı telefonların etrafında mı şekillendiriyoruz?
Eğer siz de telefonunuzu evde unuttuğunuzda, şarjınız bittiğinde ya da internet bağlantınız kesildiğinde kendinizi tuhaf biçimde eksik ve huzursuz hissediyorsanız…
Artık bu hissin bir adı olduğunu biliyorsunuz:
Nomophobia.
Peki siz?
Telefonunuz olmadan bir günü rahatça geçirebilir misiniz?