ELİFÇE
Köşe Yazarı
ELİFÇE
 

FOMO – Bir Şeyleri Kaçırma Korkusu

FOMO – Bir Şeyleri Kaçırma Korkusu Herkes eğleniyor, peki ya siz? Kelime Avı serimizde bugün, sosyal medya çağının belki de en tanıdık hislerinden birinin peşine düşüyoruz. Bugünün kelimesi: FOMO. Akşam evdesiniz. Kahvenizi aldınız, koltuğa uzandınız ve aslında halinizden oldukça memnunsunuz. Sonra telefonunuzu elinize alıp Instagram’ı açıyorsunuz… Bir arkadaşınız konserde. Diğeri harika bir restoranda. Başka biri hafta sonu kaçamağına çıkmış. Bir grup arkadaşınız da birlikte eğleniyor. Ve birkaç dakika önce gayet güzel görünen o sakin akşamınıza bir anda küçük bir soru düşüyor: “Acaba ben bir şeyleri mi kaçırıyorum?” İşte bu hissin bir adı var: FOMO. FOMO, İngilizce “Fear Of Missing Out” ifadesinin baş harflerinden oluşuyor. Türkçeye en basit haliyle “bir şeyleri kaçırma korkusu” olarak çevriliyor. Bir etkinliği, buluşmayı, fırsatı ya da başkalarının yaşadığı güzel bir deneyimi kaçırdığımızı düşündüğümüzde ortaya çıkan o huzursuzluk hissini anlatıyor. Üstelik FOMO yalnızca arkadaş buluşmalarıyla ilgili değil. Bir konser biletinin tükendiğini görmek… Herkesin konuştuğu diziyi henüz izlememiş olmak… “Son 2 saat!” yazan bir indirime yetişmeye çalışmak… Ya da sosyal medyada herkesin aynı mekândan paylaşım yaptığını görüp: “Ben neden orada değilim?” diye düşünmek… Bunların hepsi FOMO’yu tetikleyebiliyor. Aslında sosyal medya bu duyguyu biraz daha ilginç hale getiriyor. Çünkü çoğu zaman insanların hayatlarının tamamını değil, en güzel birkaç saniyesini görüyoruz. Kimse brunch öncesindeki trafiği paylaşmıyor. Konserde yarım saat sıra beklediğini pek göstermiyor. Tatilde yağmur yağdığı günü story atmıyor. Biz ise başkalarının en güzel anlarını, kendi sıradan günümüzle karşılaştırabiliyoruz. Ve bir anda evde içtiğimiz o güzel kahve bile yeterince güzel görünmemeye başlayabiliyor. FOMO’nun belki de en ironik tarafı burada: Bir şeyleri kaçırmaktan korkarken, bazen içinde bulunduğumuz anı kaçırıyoruz. Sürekli “Başka yerde ne oluyor?” diye bakarken, tam önümüzde olan güzel şeyleri fark etmeyebiliyoruz. Belki de bazen telefonu masaya bırakıp kendimize şu soruyu sormak gerekiyor: “Gerçekten orada olmak mı istiyorum, yoksa sadece başkalarının orada olduğunu gördüğüm için mi böyle hissediyorum?” Eğer siz de sosyal medyada gezinirken bir anda herkes sizden daha çok geziyor, daha çok eğleniyor ve hayatı daha dolu yaşıyormuş gibi hissettiyseniz… Artık bu duygunun bir adı olduğunu biliyorsunuz: FOMO. Peki siz?  Bir şeyleri kaçırmaktan mı daha çok korkuyorsunuz, yoksa yaşadığınız anın tadını çıkarmayı mı seçiyorsunuz?  
Ekleme Tarihi: 14 Ağustos 2026 -Cuma

FOMO – Bir Şeyleri Kaçırma Korkusu

FOMO – Bir Şeyleri Kaçırma Korkusu

Herkes eğleniyor, peki ya siz?

Kelime Avı serimizde bugün, sosyal medya çağının belki de en tanıdık hislerinden birinin peşine düşüyoruz.

Bugünün kelimesi: FOMO.

Akşam evdesiniz. Kahvenizi aldınız, koltuğa uzandınız ve aslında halinizden oldukça memnunsunuz.

Sonra telefonunuzu elinize alıp Instagram’ı açıyorsunuz…

Bir arkadaşınız konserde.
Diğeri harika bir restoranda.
Başka biri hafta sonu kaçamağına çıkmış.
Bir grup arkadaşınız da birlikte eğleniyor.

Ve birkaç dakika önce gayet güzel görünen o sakin akşamınıza bir anda küçük bir soru düşüyor:

“Acaba ben bir şeyleri mi kaçırıyorum?”

İşte bu hissin bir adı var: FOMO.

FOMO, İngilizce “Fear Of Missing Out” ifadesinin baş harflerinden oluşuyor. Türkçeye en basit haliyle “bir şeyleri kaçırma korkusu” olarak çevriliyor.

Bir etkinliği, buluşmayı, fırsatı ya da başkalarının yaşadığı güzel bir deneyimi kaçırdığımızı düşündüğümüzde ortaya çıkan o huzursuzluk hissini anlatıyor.

Üstelik FOMO yalnızca arkadaş buluşmalarıyla ilgili değil.

Bir konser biletinin tükendiğini görmek…

Herkesin konuştuğu diziyi henüz izlememiş olmak…

“Son 2 saat!” yazan bir indirime yetişmeye çalışmak…

Ya da sosyal medyada herkesin aynı mekândan paylaşım yaptığını görüp:

“Ben neden orada değilim?” diye düşünmek…

Bunların hepsi FOMO’yu tetikleyebiliyor.

Aslında sosyal medya bu duyguyu biraz daha ilginç hale getiriyor.

Çünkü çoğu zaman insanların hayatlarının tamamını değil, en güzel birkaç saniyesini görüyoruz.

Kimse brunch öncesindeki trafiği paylaşmıyor.
Konserde yarım saat sıra beklediğini pek göstermiyor.
Tatilde yağmur yağdığı günü story atmıyor.

Biz ise başkalarının en güzel anlarını, kendi sıradan günümüzle karşılaştırabiliyoruz.

Ve bir anda evde içtiğimiz o güzel kahve bile yeterince güzel görünmemeye başlayabiliyor.

FOMO’nun belki de en ironik tarafı burada:

Bir şeyleri kaçırmaktan korkarken, bazen içinde bulunduğumuz anı kaçırıyoruz.

Sürekli “Başka yerde ne oluyor?” diye bakarken, tam önümüzde olan güzel şeyleri fark etmeyebiliyoruz.

Belki de bazen telefonu masaya bırakıp kendimize şu soruyu sormak gerekiyor:

“Gerçekten orada olmak mı istiyorum, yoksa sadece başkalarının orada olduğunu gördüğüm için mi böyle hissediyorum?”

Eğer siz de sosyal medyada gezinirken bir anda herkes sizden daha çok geziyor, daha çok eğleniyor ve hayatı daha dolu yaşıyormuş gibi hissettiyseniz…

Artık bu duygunun bir adı olduğunu biliyorsunuz:

FOMO.

Peki siz?

 Bir şeyleri kaçırmaktan mı daha çok korkuyorsunuz, yoksa yaşadığınız anın tadını çıkarmayı mı seçiyorsunuz?

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve tekirdagmedyasesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.