Bu yıl Tekirdağ Kiraz Festivali 60 yaşında…
Ben ise 49.
Yani ben doğduğumda bu festival çoktan vardı.
Ben yürümeyi öğrenmeden önce de vardı, ilkokula başlamadan önce de, gençliğimi yaşarken de, bugün saçlarıma düşen beyazlarla birlikte hâlâ var.
Aslında düşününce insan ürperiyor…
Bir festivalden değil, bir şehrin hafızasından bahsediyoruz.
Bugün sahilde dolaşan gençlerin çoğu bilmiyor olabilir. Ama bizler Kiraz Festivali'nin sadece konserlerden ibaret olmadığı zamanları da gördük.
Festival demek bizim çocukluğumuzda heyecandı.
Yeni alınan bayramlık kıyafet gibi beklenirdi.
Günler öncesinden afişlere bakılır, hangi sanatçı gelecek diye konuşulurdu.
Evlerin balkonlarından sahile akan insan seli izlenirdi.
Lunaparkın ışıkları kilometrelerce öteden görünürdü.
Belki cebimizde para yoktu ama içimizde tarifsiz bir mutluluk vardı.
Çünkü o günler Tekirdağ'ın en güzel günleriydi.
Bir şehir aynı anda gülüyordu.
Bugün geriye dönüp baktığımda aslında festivalin bize kirazdan çok daha fazlasını verdiğini görüyorum.
İlk arkadaşlıklarımız orada kuruldu.
İlk aşklarımız orada başladı.
İlk konser heyecanımızı orada yaşadık.
Belki de ilk kez kalabalığın içinde kendimizi bir şehrin parçası olarak orada hissettik.
Yıllar geçti…
Festival alanları değişti.
Sahil değişti.
Tekirdağ büyüdü.
Mahalleler çoğaldı.
İnsanlar geldi, insanlar gitti.
Ama her Haziran ayında aynı cümle kuruldu:
"Kiraz Festivali ne zaman başlıyor?"
Çünkü bazı gelenekler takvimde yazmaz.
İnsanların kalbine yazılır.
Bugün 60. yılı kutlanan Kiraz Festivali'nin sırrı da burada.
Bu festival belediyelerin değil…
Siyasetin değil…
Başkanların da değil…
Bu festival Tekirdağlıların.
Bu festival; yıllar önce çocuğunu omzuna alıp kortej izleyen babanın,
Lunaparkta elini bırakmayan annenin,
İlk aşkıyla sahilde yürüyen gencin,
Memleket özlemiyle her yıl festival zamanı Tekirdağ'a dönen gurbetçinin festivalidir.
Ben 49 yaşındayım.
Kiraz Festivali ise 60.
Benden büyük bir dost gibi…
Bu şehrin her kuşağına dokunmuş bir hatıra gibi…
Ve biliyorum ki bugün sahilde koşan çocuklar da yıllar sonra aynı duyguyla konuşacak:
"Biz de Kiraz Festivali ile büyüdük."
İşte o yüzden bu festival sadece bir etkinlik değildir.
Bu festival Tekirdağ'ın çocukluğudur.
Gençliğidir.
Anılarıdır.
Ve en önemlisi...
Bu şehrin ortak kalp atışıdır.
Nice yıllara Kiraz Festivali...
Çünkü bazı festivaller eğlendirir.
Bazıları ise bir şehri birbirine bağlar.